p-ISSN: 1306-696x  |  e-ISSN: 1307-7945
Gizli İnstabilite: Normotansif Penetran Travma Hastalarında Kanamanın Bir Göstergesi Olarak Nabız Basıncı [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Baskıdaki Makaleler: UTD-12642

Gizli İnstabilite: Normotansif Penetran Travma Hastalarında Kanamanın Bir Göstergesi Olarak Nabız Basıncı

Ali Fuat Kaan Gok1, Görkem Uzunyolcu2, İnan Güden3, Leman Damla Ercan1, Mehmet İlhan1
1İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
2Arnavutköy Devlet Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul, Türkiye
3Beylikdüzü Devlet Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul, Türkiye

Amaç: Kontrol altına alınamayan kanama, travma sonrası önlenebilir ölüm nedenlerinin başında gelmeye devam etmektedir. Sistolik kan basıncı (SKB) hemodinamik stabiliteyi değerlendirmek için yaygın olarak kullanılsa da, normotansif hastalar halen gizli şok tablosunda olabilir. Nabız basıncı (NB), hipovoleminin erken bir belirteci olarak önerilmiştir. Bu çalışma, penetran travmalı normotansif hastalarda daralmış NB ile kanamaya bağlı sonuçlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir.
Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif kohort çalışmasında, Nisan 2017 ile Ekim 2021 tarihleri arasında başvuran penetran travmalı yetişkin hastalar incelendi. Başvuru anındaki SKB <90 mmHg olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. NB, ilk kan basıncı ölçümünden hesaplandı ve hastalar daralmış NB (<40 mmHg) veya normal NB (≥40 mmHg) olarak kategorize edildi. Birincil sonlanım noktası yatış süresince transfüzyon ihtiyacı olarak belirlendi. İkincil sonlanım noktaları ise transfüzyon volümü, metabolik parametreler, acil cerrahi müdahale, yoğun bakım ünitesine yatış, hastanede kalış süresi ve hastane içi mortaliteyi içermekteydi. Tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapıldı.
Bulgular: Penetran travmalı toplam 223 normotansif hasta çalışmaya dahil edildi; bu hastaların 56'sında (%25,1) daralmış NB saptandı. Hastanede yatış süresince transfüzyon ihtiyacı, daralmış NB grubunda normal NB grubuna göre daha fazlaydı (%48,2’ye karşı %32,3; p=0,03). Daralmış NB olan hastalarda baz açığı daha negatif (−3,18 ± 5,20’ye karşı −1,48 ± 4,34 mmol/L; p=0,03), HCO₃⁻ seviyeleri daha düşük (20,82 ± 4,55’e karşı 22,36 ± 3,00 mmol/L; p=0,02) ve acil cerrahi müdahale oranı daha yüksekti (%71,4’e karşı %58,7; p=0,040). Çok değişkenli analizde, daralmış NB ile transfüzyon ihtiyacı arasındaki ilişki zayıfladı (düzeltilmiş OO 1,89, %95 GA 0,96–3,72; p=0,066); buna karşın ateşli silah yaralanması mekanizması, transfüzyon ihtiyacı ile bağımsız olarak ilişkili kalmaya devam etti (düzeltilmiş OO 2,05, %95 GA 1,04–4,04; p=0,03).
Sonuç: Daralmış NB, penetran travmalı normotansif hastalarda hemorajik instabilitenin erken ve kolayca elde edilebilen bir göstergesi olarak hizmet edebilir ve tek başına SKB’nin ötesinde yararlı bilgiler sağlayabilir.

Anahtar Kelimeler: Penetran travma, nabız basıncı, gizli şok, kanama, transfüzyon.


The Hidden Instability: Pulse Pressure as a Marker of Hemorrhage in Normotensive Penetrating Trauma Patients

Ali Fuat Kaan Gok1, Görkem Uzunyolcu2, İnan Güden3, Leman Damla Ercan1, Mehmet İlhan1
1Department of General Surgery, Faculty of Medicine, Istanbul University, Istanbul, Türkiye
2Department of General Surgery, Arnautköy State Hospital, Istanbul, Türkiye
3Department of General Surgery, Beylikdüzü State Hospital, Istanbul, Türkiye

Background: Uncontrolled hemorrhage remains a leading preventable cause of death after trauma. Although systolic blood pressure (SBP) is widely used to assess hemodynamic stability, normotensive patients may still harbor occult shock. Pulse pressure (PP) has been proposed as an early marker of hypovolemia. This study evaluated the association between narrowed PP and hemorrhage-related outcomes in normotensive patients with penetrating trauma.
Methods: In this single-center retrospective cohort study, adult patients with penetrating trauma admitted between April 2017 and October 2021 were reviewed. Patients with admission SBP <90 mmHg were excluded. PP was calculated from the initial blood pressure measurement, and patients were categorized as narrowed PP (<40 mmHg) or normal PP (≥40 mmHg). The primary endpoint was transfusion requirement during hospitalization. Secondary endpoints included transfusion volume, metabolic parameters, emergency surgery, intensive care unit admission, length of stay, and in-hospital mortality. Univariable and multivariable logistic regression analyses were performed.
Results: A total of 223 normotensive patients with penetrating trauma were included; 56 (25.1%) had narrowed PP. Transfusion requirement during hospitalization was more frequent in the narrowed PP group than in the normal PP group (48.2% vs. 32.3%; p=0.03). Patients with narrowed PP also had more negative base excess (−3.18 ± 5.20 vs. −1.48 ± 4.34 mmol/L; p=0.03), lower HCO₃⁻ levels (20.82 ± 4.55 vs. 22.36 ± 3.00 mmol/L; p=0.02), and a higher rate of emergency surgery (71.4% vs. 58.7%; p=0.040). In multivariable analysis, the association between narrowed PP and transfusion requirement was attenuated (adjusted OR 1.89, 95% CI 0.96–3.72; p=0.066), whereas gunshot mechanism remained independently associated with transfusion requirement (adjusted OR 2.05, 95% CI 1.04–4.04; p=0.03).
Conclusion: Narrowed PP may serve as an early, readily obtainable indicator of hemorrhagic instability in normotensive penetrating trauma patients and may provide useful information beyond SBP alone.

Keywords: Penetrating trauma, pulse pressure, occult shock, hemorrhage, transfusion


Sorumlu Yazar: İnan Güden, Türkiye
Makale Dili: İngilizce
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Kopyalandı!
ATIF KOPYALA
LookUs & Online Makale