Amaç: Travmalar dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Toraks yaralanmaları özellikle genç erişkin travma olgularında sık karşılaşılan bir yaralanma grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışma, adli nitelikli toraks travmalarını adli tıbbi bir yaklaşımla incelemeyi ve bu olguların demografik özelliklerini, klinik bulgularını ve söz konusu bulguların adli raporlama ile ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Yöntem: 2022-2025 yılları arasında ikinci basamak bir hastaneye başvuran travmatik toraks yaralanmalı 254 olgu retrospektif olarak incelenmiştir. Olguların yaş, cinsiyet, olay kökeni, klinik özellikleri ve adli sonuçları analiz edilmiştir.
Bulgular: Olguların %75,2’si erkek olup yaş ortalaması 48 yıl olarak saptanmıştır. Yaralanmaların %86,2’sinin künt travma kaynaklı olduğu ve en sık nedenin araç içi trafik kazaları olduğu belirlenmiştir (%49,2). Olguların %70,5’inde kot kırığı, %71,3’ünde ise intratorasik yaralanma saptanmış; en sık gözlenen patolojilerin pnömotoraks (%70,2) ve hemotoraks (%50,8) olduğu görülmüştür. Adli tıbbi açıdan vakaların tümünün basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, %83,1'inde kemik kırığı saptandığı ve %79,9'unun yaşamı tehlikeye sokan nitelikte olduğu belirlenmiştir. Kasten yaralama olgularında pnömotoraks ve hemotoraks riskinin anlamlı düzeyde arttığı (p<0,05), buna karşılık kaza olgularında parankimal kontüzyonun daha sık izlendiği saptanmıştır. Mortalite oranı %6,7 saptanmıştır.
Sonuç: İkinci basamak sağlık kuruluşlarında düşük sıklıkta görülse de toraks travmaları yüksek oranda yaşamsal tehlike riski ve karmaşık adli tıbbi sonuç potansiyeli taşımaktadır. Standart ve ayrıntılı tıbbi dökümantasyon, hukuki süreçler ve cezai yaptırımların tutarlılığı için elzemdir. Adli değerlendirmelerin sadece travma mekanizmasına değil, anatomik hasar ve komplikasyonlara odaklanması raporların standardı ve objektifliğini artıracaktır.
Anahtar Kelimeler: Adli tıp, toraks travmaları, yaralar ve yaralanmalar
Objective: Trauma remains one of the leading causes of mortality worldwide. Thoracic injuries constitute a frequently encountered group of injuries, particularly among young adult trauma patients. This study aimed to examine thoracic trauma of forensic relevance from a medico-legal perspective and to determine the demographic characteristics, clinical findings, and the relationship of these findings with forensic reporting.
Methods: A total of 254 patients presenting with traumatic thoracic injuries to a secondary-level hospital between 2022 and 2025 were retrospectively analysed. The patients’ age, sex, origin of the incident, clinical characteristics, and medico-legal outcomes were evaluated.
Results: Of the cases, 75.2% were male, and the mean age was 48 years. Blunt trauma accounted for 86.2% of injuries, with in-vehicle road traffic accidents representing the most common cause (49.2%). Rib fractures were identified in 70.5% of cases, while intrathoracic injuries were detected in 71.3%. The most frequently observed pathologies were pneumothorax (70.2%) and haemothorax (50.8%). From a medico-legal perspective, all cases were classified as injuries that could not be treated with simple medical intervention, 83.1% involved bone fractures, and 79.9% were considered life-threatening. The risks of pneumothorax and haemothorax were significantly increased in cases of intentional injury (p < 0.05), whereas parenchymal contusion was more frequently observed in accidental injuries. The mortality rate was 6.7%.
Conclusion: Although thoracic trauma is relatively uncommon in secondary-level healthcare institutions, it carries a high risk of life-threatening complications and the potential for complex medico-legal consequences. Standardised and detailed medical documentation is essential to ensure consistency in legal processes and criminal sanctions. Focusing medico-legal evaluations not only on the trauma mechanism but also on anatomical injury and associated complications may improve the standardisation and objectivity of forensic reports.
Keywords: Forensic medicine, thoracic trauma, wounds and injuries