Giriş
Pediatrik toraks travması, tüm çocukluk çağı yaralanmalarının küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen travmaya bağlı mortalitenin önemli bir kısmından sorumludur. Penetran toraks travması, künt travmaya göre daha az görülmesine rağmen, hayati intratorasik yapılara doğrudan hasar verme potansiyeli nedeniyle ciddi morbidite ve mortalite riski taşır. Son veriler, adölesanlar arasında şiddet ilişkili penetran yaralanmaların artan bir yük oluşturduğunu göstermektedir.
Yöntemler
2016–2025 yılları arasında bıçaklanma veya ateşli silah yaralanması sonucu penetran toraks travması ile başvuran <18 yaş hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, yaralanma mekanizması ve paterni, tedavi stratejileri, yoğun bakım ünitesi (YBÜ) gereksinimi, hastanede kalış süresi ve mortalite kaydedildi. 2024–2025 dönemindeki zamansal kümelenme, 10 yıllık çalışma süresi boyunca eşit dağılım varsayımıyla (son 2 yıl için beklenen oran: 2/10 = 0,20) kesin binom testi kullanılarak değerlendirildi. Sürekli değişkenler Mann–Whitney U testi ile, kategorik değişkenler ise uygun şekilde ki-kare veya Fisher’ın kesin testi ile karşılaştırıldı.
Bulgular
Yirmi beş pediatrik hasta saptandı; bunların %92’si erkekti (n=23) ve ortalama yaş 15,36 yıl idi (aralık 8–17). Yaralanmaların %84’ü (n=21) bıçaklanma, %16’sı (n=4) ateşli silah yaralanması idi. En sık başvuru bulguları hemotoraks veya hemopnömotoraks idi. Hastaların %60’ına (n=15) tüp torakostomi uygulanırken, %24’ünde (n=6) cerrahi girişim gereksinimi oldu. Olguların %52’sinde (n=13) izole toraks travması mevcutken, %48’inde (n=12) multisistem travma vardı. İki hasta (%8,3) kaybedildi; her ikisi de ağır yaralanma bağlamındaydı (biri ateşli silah yaralanmasına bağlı masif hemotoraks sonrası acil serviste, diğeri aort rüptürünü içeren multisistem travma sonrası postoperatif dönemde). On iki olgu (%48) 2024–2025 döneminde gerçekleşti ve bu oran eşit dağılım varsayımı altında beklenenden anlamlı derecede yüksekti (p<0,001).
Sonuçlar
Pediatrik penetran toraks travmasının, çalışma döneminin son iki yılında belirgin bir artış gösterdiği ve ağırlıklı olarak adölesan erkekleri etkilediği saptandı. Bu bulgular, artan klinik iş yükünü ve büyüyen bir halk sağlığı sorununu ortaya koymakta olup, multidisipliner travma yönetimi ve hedefe yönelik şiddet önleme stratejilerine duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Pediatrik travma, Penetran toraks travması, Bıçaklanma, Ateşli silah yaralanması, Hemotoraks, Tüp torakostomi
Background
Pediatric thoracic trauma comprises a minority of all childhood injuries yet accounts for substantial trauma-related mortality. Penetrating thoracic trauma, although less common than blunt trauma, carries a higher risk of severe morbidity and mortality due to the potential for direct injury to vital intrathoracic structures. Recent data suggest an increasing burden of violence-related penetrating injuries among adolescents.
Methods
We retrospectively reviewed patients aged <18 years who presented with penetrating thoracic trauma caused by stab or firearm injuries between 2016 and 2025. Demographic characteristics, mechanism and pattern of injury, management strategies, intensive care unit (ICU) requirement, length of hospital stay, and mortality were recorded. Temporal clustering in 2024–2025 was evaluated using an exact binomial test, assuming equal distribution over the 10-year study period (expected proportion for the last 2 years: 2/10 = 0.20). Continuous variables were compared using the Mann–Whitney U test and categorical variables using the chi-square or Fisher’s exact test, as appropriate.
Results
Twenty-five pediatric patients were identified; 92% were male (n=23), and the mean age was 15.36 years (range 8–17). Stab injuries accounted for 84% (n=21) and firearm injuries for 16% (n=4). The most frequent presentations were hemothorax or hemopneumothorax. Tube thoracostomy was performed in 60% (n=15), and surgical intervention was required in 24% (n=6). Isolated thoracic trauma was present in 52% (n=13), whereas 48% (n=12) had multisystem trauma. Two patients (8.3%) died, both in the setting of severe injury (one in the emergency department following firearm injury with massive hemothorax; one postoperatively after multisystem trauma including aortic rupture). Twelve cases (48%) occurred during 2024–2025, significantly higher than expected under equal distribution (p<0.001).
Conclusions
Pediatric penetrating thoracic trauma demonstrated a marked increase in the last two years of the study period, predominantly affecting adolescent males. These findings highlight an evolving clinical workload and a growing public health problem, underscoring the need for multidisciplinary trauma care and targeted violence-prevention strategies.
Keywords: Pediatric trauma, Penetrating thoracic trauma, Stab wound, Firearm injury, Hemothorax, Tube thoracostomy