Amaç: Bu çalışmanın amacı, posterolateral yaklaşım ile cerrahi olarak tedavi edilen posterior malleol kırıklarının (PMK) klinik ve radyolojik sonuçlarını değerlendirmek ve Bartoníček–Rammelt kırık morfolojisinin fonksiyonel sonuçlar, redüksiyon kalitesi ve osteoartrit gelişimi açısından prognostik değerini araştırmaktır.
Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, Ocak 2020–Aralık 2023 tarihleri arasında posterolateral yaklaşım ile cerrahi olarak tedavi edilen ve en az 24 ay takip edilen 61 PMK hastası dahil edildi. Kırıklar Bartoníček–Rammelt sınıflamasına (BRS) göre sınıflandırıldı. Klinik sonuçlar Olerud–Molander Ayak Bileği Skoru (OMAS) ile, radyolojik sonuçlar ise artiküler basamaklanma ve Kellgren–Lawrence osteoartrit evresi ile değerlendirildi. Fonksiyonel sonucun bağımsız belirleyicilerini belirlemek amacıyla çok değişkenli lineer regresyon analizi yapıldı.
Bulgular: Ortalama takip süresi 38.2 ± 8.8 ay idi. Ortalama OMAS skoru 89,9 ± 10,2 olarak bulundu. Artiküler basamaklanma hastaların %82,0’ında <1 mm idi. OMAS skorları BRS tipleri arasında anlamlı farklılık gösterdi (p = 0,039) ve daha kompleks kırık paternlerinde daha düşük skorlar gözlendi. Kırık morfolojisi, artiküler basamaklanma, osteoartrit evresi, sindezmoz tespiti ve postoperatif komplikasyonları içeren düzeltilmiş çok değişkenli regresyon modelinde, artiküler basamaklanma (p < 0,001) ve osteoartrit evresi (p < 0,001) OMAS skorunun bağımsız belirleyicileri olarak saptanırken, kırık morfolojisinin fonksiyonel sonuç ile bağımsız ilişkisi gösterilemedi.
Sonuç: Bartoníček–Rammelt kırık morfolojisi düzeltilmemiş analizlerde fonksiyonel sonuç ile ilişkili bulunmuştur. Ancak artiküler redüksiyon kalitesi, osteoartrit evresi, sindezmoz tespiti ve postoperatif komplikasyonlar için düzeltme yapıldığında, kırık morfolojisinin OMAS üzerinde bağımsız bir etkisi gösterilememiştir. Artiküler redüksiyon kalitesi ve osteoartrit evresi fonksiyonel sonucun en güçlü bağımsız belirleyicileri olup, posterior malleol kırıklarında anatomik redüksiyonun sağlanmasının önemini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Posterior malleol kırıkları, posterolateral cerrahi yaklaşım, ayak bileği kırıkları, kırık fiksasyonu
Objective: The aim of this study was to evaluate the clinical and radiological outcomes of posterior malleolar fractures (PMFs) treated surgically via a posterolateral approach and to investigate the prognostic value of Bartoníček–Rammelt fracture morphology in predicting functional outcome, reduction quality, and osteoarthritis development.
Methods: In this single-center retrospective study, 61 patients with PMFs who were treated surgically via a posterolateral approach between January 2020 and December 2023 and had a minimum follow-up of 24 months were included. Fractures were classified according to the Bartoníček–Rammelt classification (BRC). Clinical outcomes were assessed using the Olerud–Molander Ankle Score (OMAS), while radiological outcomes were evaluated based on articular step-off and the Kellgren–Lawrence osteoarthritis grade. Multivariable linear regression analysis was performed to identify independent predictors of functional outcome.
Results: The mean follow-up duration was 38.2 ± 8.8 months. The mean OMAS was 89.9 ± 10.2. Articular step-off was <1 mm in 82.0% of the patients. OMAS scores differed significantly among the BRC fracture types (p = 0.039), with lower scores observed in more complex fracture patterns. In the adjusted multivariable regression model including fracture morphology, articular step-off, osteoarthritis grade, syndesmotic fixation, and postoperative complications, articular step-off (p < 0.001) and osteoarthritis grade (p < 0.001) remained independent predictors of OMAS, whereas fracture morphology was not independently associated with functional outcome.
Conclusion: Bartoníček–Rammelt fracture morphology was associated with functional outcome in unadjusted analyses. However, after adjustment for articular reduction quality, osteoarthritis grade, syndesmotic fixation, and postoperative complications, fracture morphology was not independently associated with OMAS. Articular reduction quality and osteoarthritis grade were the strongest independent determinants of functional outcome, emphasizing the importance of achieving anatomical reduction in posterior malleolar fractures.
Keywords: Posterior malleolar fractures, posterolateral surgical approach, ankle fractures, fracture fixation