Amaç:
Korozif özofagus yanıkları, striktürler gibi uzun dönem komplikasyonlara yol açabilir ve önemli morbidite oluşturur. Mevcut tedavi seçenekleri sınırlı kalmaktadır. Bu çalışmada, yara iyileştirici ve antiinflamatuvar özellikleri ile bilinen amniyotik sıvının, alkali özofagus yanığı oluşturulmuş deneysel sıçan modelindeki tedavi edici etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı.
Yöntemler:
Otuz iki dişi Sprague Dawley sıçan rastgele dört gruba ayrıldı (her biri n=8):
Grup 1 (Kontrol): Yaralanma yok; distile su verildi.
Grup 2 (Amniyotik Sıvı Kontrol): Yaralanma yok; amniyotik sıvı verildi.
Grup 3 (Yanık + Distile Su): %25 NaOH’nin oral gavaj ile uygulanmasıyla yanık oluşturuldu; distile su verildi.
Grup 4 (Yanık + Amniyotik Sıvı): Aynı yanık modeli uygulandı; amniyotik sıvı verildi.
Yanık oluşturulmasının ardından tüm sıçanlara 72 saat boyunca distile suya (Grup 1 ve 3) veya amniyotik sıvıya (Grup 2 ve 4) serbest erişim sağlandı. Bu sürenin sonunda sıçanlar sakrifiye edildi. Oksidatif stres belirteçlerini değerlendirmek amacıyla malondialdehit (MDA), total oksidan durum (TOS), total antioksidan durum (TAS) ve oksidatif stres indeksi (OSI) için kan örnekleri alındı. Distal özofagus dokuları; inflamasyon, epitel kaybı, hemoraji, muskularis mukoza hasarı ve kollajen birikimini değerlendirmek üzere standartlaştırılmış yarı kantitatif bir skorlama sistemi ile histopatolojik olarak incelendi.
Bulgular:
Histopatolojik hasar skorları, her iki yanık grubunda kontrol gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti. İki yanık grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Bununla birlikte, amniyotik sıvı ile tedavi edilen grupta epitel kaybının daha düşük, submukozal kollajen birikiminin ise daha yüksek olduğu görüldü. Oksidatif stres açısından, her iki yanık grubunda TOS ve OSI düzeyleri artmış bulunurken, TAS düzeyleri tüm gruplar arasında benzerdi. MDA ve TOS düzeyleri amniyotik sıvı verilen yanık grubunda en yüksek olup, kısmi antioksidan yanıta rağmen artmış oksidatif aktiviteyi göstermektedir.
Sonuç:
Korozif özofagus yanıklarının bu akut deneysel modelinde, amniyotik sıvı distile suya kıyasla toplam doku hasarını veya sistemik oksidatif stresi anlamlı düzeyde azaltmamıştır. Bununla birlikte, histolojik eğilimler erken epitel rejenerasyonunu destekleyebileceğini düşündürmektedir. Amniyotik sıvının uzun dönem tedavi potansiyelini belirlemek ve epitel onarımı ile striktür oluşumu gibi kollajen ilişkili komplikasyonlar arasındaki dengeyi açıklığa kavuşturmak için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler: Özofagus, Amniyotik Sıvı, Sodyum Hidroksit, Korozif Maddeler, Kimyasal Yanıklar
Objective:
Corrosive esophageal burns can result in long-term complications such as strictures and pose significant morbidity. Current treatment options remain limited. This study aimed to evaluate the therapeutic efficacy of amniotic fluid, known for its wound-healing and anti-inflammatory properties, in an experimental rat model of alkaline esophageal burns.
Methods:
Thirty-two female Sprague Dawley rats were randomly divided into four groups (n=8 each):
Group 1 (Control): No injury; received distilled water.
Group 2 (Amniotic Fluid Control): No injury; received amniotic fluid.
Group 3 (Burn + Distilled Water): Burn induced by oral gavage of 25% NaOH; received distilled water.
Group 4 (Burn + Amniotic Fluid): Same burn model; received amniotic fluid.
After burn induction, all rats had free access to either distilled water (Groups 1 and 3) or amniotic fluid (Groups 2 and 4) for 72 hours. At the end of this period, rats were sacrificed. Blood samples were collected to evaluate oxidative stress markers, including malondialdehyde (MDA), total oxidant status (TOS), total antioxidant status (TAS), and oxidative stress index (OSI). Distal esophageal tissues were examined histopathological using a standardized semi-quantitative scoring system for inflammation, epithelial loss, hemorrhage, muscularis mucosa damage, and collagen deposition.
Results:
Histopathological damage scores were significantly higher in both burn groups compared to control groups. No statistically significant difference was observed between the two burn groups. However, epithelial loss appeared lower and submucosal collagen accumulation higher in the amniotic fluid-treated group. Regarding oxidative stress, both burn groups showed elevated TOS and OSI levels, while TAS levels remained similar across all groups. MDA and TOS levels were highest in the amniotic fluid-treated burn group, indicating increased oxidative activity despite a partial antioxidant response.
Conclusion:
In this acute experimental model of corrosive esophageal burns, amniotic fluid did not significantly reduce total tissue damage or systemic oxidative stress compared to distilled water. Nevertheless, histological trends suggest that it may support early epithelial regeneration. Further research is needed to determine the long-term therapeutic potential of amniotic fluid and to clarify its role in balancing epithelial repair with collagen-related complications such as stricture formation.
Keywords: Esophagus, Amniotic Fluid, Sodium Hydroxide, Corrosives, Chemical Burns