AMAÇ: Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi (ERCP), özellikle kolesistektomi sonrası gelişen safra yolu yaralanmaları (SY yaralanmaları) olmak üzere, safra yolu hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir role sahip olan özelleşmiş bir endoskopik işlemdir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’den çok merkezli retrospektif bir kohortta kolesistektomi sonrası gelişen safra yolu yaralanmalarının sınıflandırmasını, ERCP uygulama özelliklerini ve seçilmiş hastalardaki kısa dönem klinik başarıyı ortaya koymaktır.
YÖNTEM: Çalışmaya, katılımcı merkezlerde laparoskopik kolesistektomi sonrası gelişen iyatrojenik safra yolu yaralanması nedeniyle ERCP uygulanan hastalar dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, safra yolu yaralanmasının sınıflandırması, endoskopik tedavinin etkinliği, hasta yönetimi, ERCP başarısı ile ilişkili faktörler, hastanede yatış süresi ve mortalite retrospektif olarak değerlendirildi.
BULGULAR: Ocak 2021–Aralık 2025 tarihleri arasında çalışmaya katılan 10 genel cerrahi kliniğinde toplam 26.798 kolesistektomi gerçekleştirildi ve 139 hastada (%0,51) iyatrojenik safra yolu yaralanması gelişti. On sekiz hastaya intraoperatif veya erken postoperatif dönemde cerrahi tedavi uygulandı. Safra yolu yaralanması bulunan dokuz hasta destek tedavisi ile spontan olarak iyileşti. Geriye kalan 112 hastaya ERCP uygulandı ve bunların 108’i ERCP ile başarılı şekilde tedavi edildi. Endoskopik tedavi başarı oranı %96,4 olarak bulundu. ERCP’nin başarısız olduğu dört hasta cerrahi tedaviye yönlendirildi. Safra yolu yaralanması olan hastaların klinik başvuru bulguları; abdominal drenden safra drenajı (%87,5), obstrüktif sarılık (%1,8), kombine klinik tablo (%10,7) ve karın ağrısı (%44,6) idi. Çalışma sonuçları, safra yolu yaralanmasının tanısında radyolojik ve endoskopik yöntemlerin genellikle birlikte kullanıldığını gösterdi. Minör yaralanmalar (Strasberg A ve D), hastalarda en sık gözlenen safra yolu yaralanmalarıydı. Sepsis varlığı, daha uzun hastanede yatış süresi ve artmış mortalite ile ilişkiliydi. Karın ağrısı ve biloma varlığı da daha uzun hastanede yatış süresi ile ilişkili bulundu. Abdominal drenden safra drenajının bulunması, endoskopik işlem başarısının artmasıyla ilişkiliydi. Stent yerleştirilmeden yalnızca endoskopik sfinkterotomi uygulanmasının ise endoskopik tedavi başarısını azalttığı görüldü.
SONUÇ: Seçilmiş minör kolesistektomi sonrası safra yolu yaralanması olan hastalarda, özellikle sistik kanal güdük kaçakları ve lateral safra yolu yaralanmalarında, ERCP temelli tedavi bu çok merkezli retrospektif kohortta yüksek kısa dönem klinik başarı oranı ile ilişkili bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler: Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi, Endoskopik tedavi, Kolesistektomi, Multisentrik çalışma, Safra fistülü, Safra yolu yaralanması.
BACKGROUND: Endoscopic retrograde cholangiopancreatography (ERCP) is a specialized endoscopic procedure that has an essential role in diagnosis and treatment of biliary tract diseases especially postcholecystectomy bile duct injuries (BDI).
This study aims to demonstrate the classification of biliary tract injuries after cholecystectomy, ERCP application patterns, and short-term clinical success in selected patients in a multicenter retrospective cohort from Türkiye.
METHODS: Patients who have undergone ERCP for iatrogenic BDIs of participant centers after laparoscopic cholecystectomy were included in this study. The demographic characterictics, classification of BDI, the efficacy of endoscopic treatment, the management of the patients and the factors associated with the success of ERCP, length of hospital stay and mortality were retrospectively evaluated.
RESULTS: A total of 26798 cholecystectomies were performed at 10 general surgery clinics patricipated into the study and 139 iatrogenic BDIs (0.51 %) developed between January 2021-December 2025. Eighteen patients underwent surgery either intraoperatively or in the early postoperative period. Nine patients with BDI recovered spontaneously with supportive treatment. ERCP was performed in remaining 112 patients and 108 of them were treated successfully with ERCP. The treatment efficiacy was 96.4%. Four patients were scheduled to surgery following failed ERCP. Clinical presentation of the patients with BDI were bile leakage through abdominal drain (87.5 %), obstructive jaundice (1.8 %), mixed scenario (10.7 %) and abdominal pain (44.6 %). The results of the study revealed that the radiological and endoscopic methods were usually used together to diagnose the BDI. The minor injuries (Strasberg A and D) were the most commonly observed BDI in patients. The presence of sepsis was associated with increased hospital stay and mortality. Abdominal pain and biloma showed an association with increased hospital stay. Bile drainage through the drain also showed an association with increased success of endoscopic procedure. Endoscopic sphincterotomy without stent placement was noticed to decrease the endoscopic treatment success.
CONCLUSION: In selected patients with minor post-cholecystectomy bile duct injuries, particularly cystic duct stump leaks and lateral duct injuries, ERCP-based treatment was associated with a high short-term clinical success rate in this multicenter retrospective cohort.
Keywords: Bile duct injury, Biliary fistula, Cholecystectomy, Endoscopic retrograde cholangiopancreatography, Endoscopic treatment, Multicenter study