BACKGROUND: Mallet finger injuries, characterized by a flexion deformity caused by trauma to the extensor mechanism at the base of the distal phalanx, can lead to significant functional impairment if not treated appropriately. Surgical interventions for osseous mallet finger injuries often include techniques such as extension-block pinning and perioperative modifying plate fixation. When comparing these two methods, it is critical to assess factors such as technical ease, perioperative considerations, and postoperative outcomes. This study aims to compare these two techniques to provide valuable insights into the optimal surgical approach for treating osseous mallet finger injuries, improving patient care and outcomes.
METHODS: From 2017 to 2022, a retrospective study of 89 patients with Doyle classification type IVB and IVC mallet finger injuries was conducted. The patients were divided into two groups using a surgical technique called block randomization. Group 1 included 46 patients treated with the extension-block pinning fixation technique, while Group 2 comprised 43 patients treated with the perioperative modifying plate fixation technique. Observations included nail deformities and dorsal prominence at the distal interphalangeal (DIP) joint.
RESULTS: All patients were deemed eligible for surgical intervention due to the time elapsed since injury or ineffectiveness of prior conservative treatment. No significant differences in patient demographics were observed between the two groups. While Crawford classification and pain scores showed no significant differences between the groups (p>0.05), the Quick Disabilities of the Arm, Shoulder, and Hand (Q-DASH) score and time to return to work significantly favored Group 2, which underwent perioperative modifying plate fixation (p<0.05).
CONCLUSION: Extension-block pinning is noted for its simplicity and favorable postoperative range of motion outcomes. In contrast, perioperative modifying plate fixation enhances stability and mechanical performance, positively impacting overall functional recovery. The choice between these techniques should consider procedural simplicity, perioperative demands, mechanical efficiency, and postoperative functional outcomes.
AMAÇ: Distal falanksın ekstansör mekanizmasındaki travmanın neden olduğu fleksiyon deformitesi ile karakterize çekiç parmak yaralanmaları, uygun şekilde tedavi edilmezse önemli fonksiyonel bozulmalara neden olabilir. Kemikli çekiç parmağı yaralanmalarına yönelik cerrahi müdahaleler genellikle ekstansör blok pinleme ve kişiye özel plak ile sabitleme gibi teknikleri içerir. Kemikli çekiç parmak yaralanmaları için ekstansör blok pinleme ile kişiye özel plak sabitlemeyi karşılaştırırken tekniğin kolaylığı, perioperatif hususlar ve postoperatif sonuçlar gibi faktörleri incelemek kritik öneme
sahiptir. Bu çalışma, bu iki yöntemi karşılaştırarak, kemikli çekiç parmak yaralanmalarının tedavisinde en uygun cerrahi yaklaşıma ilişkin değerli bilgiler sağlamayı ve bunun sonucunda daha iyi hasta bakımı ve sonuçlara ulaşmayı amaçlamaktadır.
GEREÇ VE YÖNTEM: 2017'den 2022'ye kadar 89 Doyle sınıflandırması tip IVB ve IVC çekiç parmak hastasının retrospektif çalışması yapıldı. Hastalar blok randomizasyon adı verilen cerrahi teknik kullanılarak iki gruba ayrıldı. Grup 1'de ekstansiyon blok pinleme tekniği uygulanan 46 hasta, Grup 2'de ise kişiye özel plak ile tespit tekniği uygulanan 43 hasta yer aldı. DIP ekleminde herhangi bir tırnak deformitesi ve dorsal çıkıntı da kaydedildi.
BULGULAR: Yaralanmanın üzerinden geçen sürenin uzunluğu veya önceki konservatif tedavinin yokluğu veya etkisizliği nedeniyle tüm hastalar cerrahi müdahaleye uygun kabul edildi. İnceleyebildiğimiz iki grup arasında hasta demografik özellikleri açısından anlamlı bir fark yoktu. Gruplar arasında Crawford sınıflaması ve ağrı skorları açısından anlamlı fark yoktu (p>0.05), ancak Q-DASH skoru ve işe dönüş süresi, kişiye özel plak ile sabitleme tekniği kullanılan Grup 2 lehine anlamlı olarak farklıydı (p<0.05).
SONUÇ: Ekstansör bloğu pinleme basitliği ve ameliyat sonrası iyi hareket aralığı sonuçlarıyla bilinir. Tersine, özel yapım plak ile sabitleme, stabiliteyi ve mekanik performansı artırarak genel fonksiyonel iyileşmeyi olumlu yönde etkiler. Bu teknikler arasındaki seçim işlem kolaylığı, perioperatif gereksinimler, mekanik etkinlik ve postoperatif fonksiyonel sonuçlara dayanmalıdır.