BACKGROUND: Anal canal stenosis is a functionally disabling condition that results in impaired continence, constipation, and decreased quality of life. Although most cases arise after anorectal surgery, high-energy blast trauma (HEBT) represents a distinct etiology characterized by extensive tissue loss and neuromuscular injury. Long-term outcomes of anoplasty in this setting remain insufficiently described. This retrospective study evaluated functional and quality-of-life outcomes following flap anoplasty for anal stenosis of both postoperative and trauma-related origins.
METHODS: All patients who underwent anoplasty between 2008 and 2015 with ≥12 months of follow-up were included. Functional status was assessed preoperatively and at 12 months postoperatively using the Modified Wexner Score, Wexner Constipation Scale, and the Fecal Incontinence Quality of Life (FIQL) questionnaire. Sphincter morphology was evaluated using endoanal ultrasonography. Statistical analyses included paired tests, effect size calculations, and multivariable logistic regression to identify independent predictors of good continence (Wexner score ≤5).
RESULTS: Thirty-seven patients met the inclusion criteria: 27 with postoperative stenosis and 10 with blast-related trauma. Ano-plasty resulted in overall improvement in continence, constipation, and FIQL scores. However, functional recovery differed significantly by etiology: postoperative patients experienced substantial improvement, whereas blast-injured patients achieved only modest gains, reflecting persistent neuromuscular and fibrotic damage. Trauma cases demonstrated lower FIQL scores (14.7 vs. 16.8), higher constipation scores (8.1 vs. 7.2), and increased rates of fecal incontinence (20% vs. 11.1%). Sphincter integrity and shorter stricture length independently predicted good continence, while blast mechanism and advanced age were associated with reduced improvement.
CONCLUSION: Anoplasty provides meaningful functional benefits in patients with anal stenosis; however, recovery is significantly attenuated in survivors of high-energy trauma. These findings underscore the importance of etiology-based planning, thorough sphinc-ter evaluation, and realistic patient counseling.
Keywords: Anal canal stenosis, flap surgery, trauma, mine-blast injury, fecal incontinence, constipation, FIQL, Wexner score
AMAÇ: Anal kanal darlığı, kontinans ve yaşam kalitesini bozan nadir ancak yıkıcı bir durumdur. Postoperatif fibrozis anorektal cerrahi sonrası en sık neden olmaya devam ederken, yüksek enerjili patlama travmaları, yaygın yumuşak doku kaybı, nöromüsküler hasar ve aşamalı yara yönetimiyle karakterize, farklı bir klinik tablo oluşturmaktadır. Anoplasti sonrası uzun dönem fonksiyonel sonuçlara ilişkin veriler, patlama yaralanması geçirmiş hastalarda sınırlıdır. Bu çalışma, hem elektif anorektal cerrahiye bağlı hem de savaşla ilişkili travmaya bağlı anal darlığı olan hastalarda anoplasti sonrası kontinans ve yaşam kalitesi sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladı.
GEREÇ VE YÖNTEM: 2008-2015 yılları arasında anal darlık nedeniyle anoplasti uygulanan ve en az 12 aylık takibi bulunan hastalar çalışmaya dahil edildi. Kontinans ve yaşam kalitesi, ameliyat öncesi ve 12. ayda Modifiye Wexner ve FIQL (Fecal Incontinence Quality of Life) skorları ile değerlendi-rildi. Sfinkter bütünlüğü endoanal ultrasonografi ile incelendi. İyileşmeyi değerlendirmek için eşleştirilmiş istatistiksel testler ve Cohen’s d etki büyük-lüğü analizi uygulandı. İyi kontinans (Wexner ≤5) ve postoperatif fonksiyonun öngördürücüleri, lojistik ve lineer regresyon modelleri ile belirlendi. BULGULAR: Otuz yedi hasta dahil edilme kriterlerini karşıladı. 27’sinde postoperatif darlık, 10’unda ise patlamaya bağlı pelvik travma mevcuttu. Her iki grup da kontinans ve FIQL skorlarında anlamlı iyileşme gösterdi, ancak, fonksiyonel iyileşme etiyolojiye göre önemli ölçüde farklılık gösterdi: ameliyat sonrası hastalar önemli kazanımlar elde ederken, patlama sonucu yaralanan hastalar, kalıcı nöromüsküler ve fibrotik hasarı yansıtan, sadece mütevazı bir iyileşme elde etti. Travma vakaları daha düşük FIQL skorları (14.7'ye karşı 16.8), daha yüksek kabızlık skorları (8.1'e karşı 7.2) ve artmış fekal inkontinans (20%'ye karşı 11.1%) gösterdi. Sfinkter bütünlüğü ve daha kısa darlık uzunluğu, bağımsız olarak iyi kontinansı öngörürken, patlama mekanizması ve ileri yaş, iyileşmenin azalmasıyla ilişkiliydi.
SONUÇ: Anoplasti, anal stenozda anlamlı fonksiyonel fayda sağlar; ancak, yüksek enerjili travma geçirmiş hastalarda iyileşme önemli ölçüde azalır. Bu bulgular, etiyolojiye dayalı planlama, dikkatli sfinkter değerlendirmesi ve gerçekçi hasta danışmanlığı ihtiyacını vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Anal kanal darlığı, flep cerrahisi, mayın ve patlama yaralanması, fekal inkontinans, kabızlık, FIQL, Wexner skoru