Effective pain management is a cornerstone in the treatment of patients with multiple rib fractures, as inadequate analgesia can impair ventilation and increase the risk of pulmonary complications. Bilateral rib fractures, in particular, can significantly compromise respira-tory mechanics, leading to hypoventilation, atelectasis, and hypoxemia. Regional analgesic techniques play a crucial role in improving respiratory function while reducing reliance on opioids and their associated adverse effects. We report the case of a patient with multiple bilateral rib fractures following thoracic trauma who presented with severe pain and compromised respiratory function. Initial management with systemic analgesic proved inadequate. Multimodal regional analgesia was therefore initiated with a bilateral erector spinae plane block, resulting in rapid pain relief and improved oxygenation. Given the limited duration of analgesia provided by a single-shot erector spinae plane block, thoracic epidural analgesia was subsequently established via epidural catheter. Continuous low-dose epidural local anesthetic infusion ensured sustained analgesia, prevented pain recurrence, and supported ongoing improvement in respiratory function throughout the clinical course. This case highlights that a multimodal regional analgesic approach, combining an erector spinae plane block followed by thoracic epidural analgesia, may represent an effective and feasible strategy for optimizing pain control and respiratory outcomes in patients with bilateral rib fractures. Such an approach may also reduce the need for systemic opioid therapy while optimizing clinical outcomes and minimizing associated risks.
Keywords: Erector spinae plane block, multimodal regional analgesia, rib fractures, thoracic epidural analgesia, thoracic trauma
Yetersiz analjezinin ventilasyonu bozarak pulmoner komplikasyon riskini artırabilmesi nedeniyle, multipl kosta fraktürü olan hastalarda etkin ağrı yönetimi tedavinin temel taşlarından biridir. Özellikle bilateral kosta fraktürleri, solunum mekaniğini belirgin şekilde etkileyerek hipoventilasyon, atelektazi ve hipoksemiye yol açabilmektedir. Rejyonal analjezik teknikler, opioid ilişkili yan etkileri en aza indirirken solunum fonksiyonunun iyileştirilmesinde önemli rol oynamaktadır. Toraks travması sonrası bilateral multipl kosta fraktürleri bulunan bir hasta, şiddetli ağrı ve bozulmuş solunum fonksiyonu ile başvurdu. Sistemik ilaçlarla uygulanan başlangıç analjezi yetersiz kaldı. Bunun üzerine bilateral erektor spina plan bloğu uygulanarak multimodal rejyonal analjezi sağlandı ve hızlı ağrı kontrolü ile oksijenasyonda iyileşme elde edildi. Tek doz erektor spina plan bloğunun analjezi süresinin sınırlı olması nedeniyle, epidural kateter aracılığıyla torasik epidural analjezi başlatıldı. Düşük doz sürekli epidural lokal anestezik infüzyonu, sürdürülebilir analjezi sağlayarak ağrının tekrarını önledi ve klinik seyir boyunca solunum fonksiyonundaki iyileşmeyi destekledi. Bu olgu da erektor spina plan bloğunu takiben torasik epidural analjezinin ardışık kullanımını içeren multimodal rejyonal analjezi yaklaşımının, bilateral kosta fraktürü olan hastalarda ağrı kontrolü ve solunum desteği açısından etkili ve uygulanabilir bir strateji olabileceğini göstermektedir. Bu yaklaşım, sistemik opioid tedavisi ile ilişkili riskleri en aza indirirken klinik sonuçların optimize edilmesine olumlu katkılar sağlayabilir.
Anahtar Kelimeler: Erektör spina plan bloğu, kosta fraktürleri, multimodal rejyonal analjezi, torasik epidural analjezi, toraks travması