p-ISSN: 1306-696x | e-ISSN: 1307-7945
Volume : 32 Issue : 1 Year : 2026

Quick Search

Scopus CiteScore SCImago Journal & Country Rank
pdf
Prognostic significance of radiographically detected arterial calcification in geriatric hip fracture patients: Abdominal aortic calcification as an independent predictor of mortality [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-46072

Prognostic significance of radiographically detected arterial calcification in geriatric hip fracture patients: Abdominal aortic calcification as an independent predictor of mortality

Ufuk Arzu, Veysel Burak ÖZMUSUL, Mert Gündoğdu, Berk Koncalioglu, Batuhan Gencer, Deniz Gulabi
Department of Orthopaedics and Traumatology, Marmara University Pendik Training and Research Hospital, İstanbul, Turkey

Background: To investigate the prevalence and anatomical distribution of radiologically detected arterial calcification in the abdominal, iliac, and femoral arteries among patients aged ≥65 years undergoing surgical treatment for hip fracture, and to assess the impact of both the presence and localization of arterial calcification on patient survival.
Methods: A retrospective analysis was performed on 270 patients who underwent surgical treatment for hip fractures between 2015 and 2024. The presence of arterial calcifications in the abdominal aorta, iliac arteries, and femoral arteries was assessed on plain radiographs, and their association with patient survival outcomes was investigated. In addition, demographic characteristics, fracture type, treatment modality, and intensive care unit admissions were systematically evaluated.
Results: Arterial calcification was identified in 211 patients (78.1%). The mean survival time was significantly shorter in patients with arterial calcification (47.3 months, 95% CI: 40.7–53.8) compared with those without (76.9 months, 95% CI: 67.1–86.7) (Log-rank χ²=17.23, p<0.001). Log-rank analysis further demonstrated statistically significant differences in survival between patients with and without calcification of the abdominal aorta (χ²=21.39, p<0.001), iliac arteries (χ²=18.21, p<0.001), and femoral arteries (χ²=10.91, p=0.001). Cox regression analysis identified abdominal aortic calcification as an independent predictor of mortality in geriatric hip fracture patients (HR=3.43, 95% CI: 1.31–8.96, p=0.013), whereas iliac artery calcification (HR=1.53, p=0.284) and femoral artery calcification (HR=1.05, p=0.859) were not independently associated with survival after adjustment.
Conclusion: Iliac and femoral artery calcifications should not be regarded as independent predictors of mortality in geriatric patients with hip fractures. In contrast, abdominal aortic calcification has been identified as an independent prognostic determinant of mortality within this patient population.

Keywords: hip fracture, mortality, abdominal aortic calcification, iliac artery calcification, femoral artery calcification


Geriatrik yaş kalça kırıklı hastalarıda radyografik olarak tespit edilen arteriyel kalsifikasyonun prognostik önemi: Mortalitenin bağımsız bir belirleyicisi olarak abdominal aort kalsifikasyonu

Ufuk Arzu, Veysel Burak ÖZMUSUL, Mert Gündoğdu, Berk Koncalioglu, Batuhan Gencer, Deniz Gulabi
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı, İstanbul, Türkiye

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kalça kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan ≥65 yaş hastalarda abdominal aort, iliak arterler ve femoral arterlerde radyolojik olarak saptanan arteriyel kalsifikasyonun prevalansı ve anatomik dağılımını araştırmak ve arteriyel kalsifikasyonun varlığı ile lokalizasyonunun hasta sağkalımı üzerindeki etkisini değerlendirmektir.
Gereç ve yöntem: 2015–2024 yılları arasında kalça kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 270 hastanın retrospektif analizi gerçekleştirildi. Abdominal aort, iliak arterler ve femoral arterlerdeki arteriyel kalsifikasyonun varlığı düz radyografilerde incelendi ve hasta sağkalım sonuçları ile ilişkisi değerlendirildi. Ayrıca demografik özellikler, kırık tipi, tedavi yöntemi ve yoğun bakım ünitesine yatış gibi değişkenler sistematik olarak analiz edildi.
Bulgular: Arteriyel kalsifikasyon 211 hastada (%78,1) saptandı. Ortalama sağkalım süresi, arteriyel kalsifikasyonu olan hastalarda (47,3 ay, %95 GA: 40,7–53,8), kalsifikasyonu olmayan hastalara kıyasla (76,9 ay, %95 GA: 67,1–86,7) anlamlı derecede daha kısaydı (Log-rank χ²=17,23, p<0,001). Log-rank analizi ayrıca abdominal aort (χ²=21,39, p<0,001), iliak arterler (χ²=18,21, p<0,001) ve femoral arterlerdeki (χ²=10,91, p=0,001) kalsifikasyon varlığı ile sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdi. Cox regresyon analizinde abdominal aort kalsifikasyonu, geriatrik kalça kırıklı hastalarda mortalite için bağımsız bir prediktör olarak belirlendi (HR=3,43, %95 GA: 1,31–8,96, p=0,013). Buna karşılık iliak arter kalsifikasyonu (HR=1,53, p=0,284) ve femoral arter kalsifikasyonu (HR=1,05, p=0,859) ayarlama sonrası sağkalım ile bağımsız olarak ilişkili bulunmadı.
Sonuç: Geriatrik kalça kırıklı hastalarda iliak ve femoral arter kalsifikasyonları mortalitenin bağımsız belirleyicileri olarak değerlendirilmemelidir. Buna karşın, abdominal aort kalsifikasyonu bu hasta grubunda mortalitenin bağımsız bir prognostik belirleyicisi olarak tanımlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: kalça kırığı, mortalite, abdominal aort kalsifikasyonu, iliak arter kalsifikasyonu, femoral arter kalsifikasyonu


Corresponding Author: Ufuk Arzu, Türkiye
Manuscript Language: English
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Copied!
CITE