p-ISSN: 1306-696x | e-ISSN: 1307-7945

Quick Search




SCImago Journal & Country Rank
THROMBOEMBOLIC PROPHYLAXIS AFTER MAJOR ABDOMINAL SURGERY [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2001; 7(1): 44-48

THROMBOEMBOLIC PROPHYLAXIS AFTER MAJOR ABDOMINAL SURGERY

Fehmi Çelebi1, Ahmet A Balık1, M İlhan Yıldırgan1, Mahmut Başoğlu1, Hatip Adıgüzel1, Durkaya Ören1
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ad

Purpose: To investigate the efficacy of prophylaxis modalities after major abdominal surgery. Patients and methods: Patients who underwent major abdominal surgery between October 1998 and October 1999 were randomly divided into 3 grups. The patients in Group 1 received compression stockings, in Group 2 0.3 ml low-molecular weight heparin (nadroparine calcium 0,3 ml, 2850 IU AXa LMWH) subcutaneously and in Group 3 compression stockings and 0.3 ml LMWH. All symptomless patients evaluated with low extremity deep venous doppler ultrasonography (DUSG), and patients who had pulmonary embolus (PE) suspicion evaluated with pulmonary scintigraphy. Results: There were 91 patients in Group 1, 91 patents in Group 2 and 92 patients in Group 3. The mean age was 57.25±13.12, 54.53±13.54, and 53.65±13.28 respectively. Male /female ratio was 51/38, 56/35 and 62/30, in Grup 1, 2 and 3 respectively. Twenty-seven patients in Group 1, 26 patients in Group 2 and 37 patients in Group 3 had risk factors. DUSG showed deep venom trombosis (DVT) on the 7 th postoperative day in 10 patients in Group 1, in 8 patients in Group 2 and in 3 patients in Group 1 Pulmonary scintigraphy showed PE suspicion in 6 patients in Group 1, 1 patient in Group 2 and 1 patients in Group 3. Wound hematoma and hemorrhage from abdominal drains were developed in 1/0, 8/2 and 3/1 patients in Groups 1,2 and 3 respectevly. Four patients in Group 1 and 2 patients in Group 2 died during the treatment (2.2%). Statistical analysis showed significant differences in PE and wound hematoma between Grups 1 and 2, in DVT and PE between Groups 1 and 3, in risk factors between Groups 2 and 3 (p<0.05). The differences in DVT and PE and hematoma between group 2 and 3 were not significant. Conduction: All treatment modalities could not prevent all tromboembolic complications. In our study combinated treatment was the most effective one.

Keywords: DEEP VENOUS TROMBOSIS, THROMBOEMBOLISM, PROPHYLAXIS

BÜYÜK KARIN AMELİYATLARINDAN SONRA TROMBOEMBOLİK PROFİLAKSİ

Fehmi Çelebi1, Ahmet A Balık1, M İlhan Yıldırgan1, Mahmut Başoğlu1, Hatip Adıgüzel1, Durkaya Ören1
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ad

Amaç: Büyük cerrahi işlem geçirmiş hastaların da tromboemboli profilaksisinde kullanılan yöntemlerin etkinliklerini karşılaştırmak. Hastalar ve Metod: Atatürk Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda Eylül 1998 ile Eylül 1999 tarihleri arasında elektif koşullarda büyük ameliyat geçiren hastalar randomize edilerek üç gruba ayrıldı. Grup 1'deki hastalara varis çorabı giydirildi. Grup 2'deki hastalara düşük molekül ağırlıklı heparin (LMWH) olan nadroparine calcium 0,3 ml 2850 lUAXa (Fraxiparine(r)) subkutan uygulandı. Grup 3' deki hastalara LMWH+ çorap kombinasyonu uygulandı. Bütün hastalara preoperatif dönemde ve klinik yakınması yoksa postoperatif 7. günde doppler sonografi ile alt ekstremite venleri kontrol edildi. Pulmoner emboli (PE) şüphesi olan hastalara akciğer perfüzyon sintigrafisi yapıldı. Bulgular: Grup 1, 2 ve 3'deki hastalar sırasıyla 91, 91 ve 92 hastadan oluşmaktaydı. Her üç grupta yaş ortalaması sırasıyla 57,25± 13,12; 54,53± 13,54 ve 53,65± 13,28 idi. Cinsiyet dağılımı E/K sırasıyla 51/38,56/35 ve 62/30 idi. Risk faktörü taşıyan hasta sayısı gruplara göre sırayla 27, 26 ve 37 idi. Postoperatif?. günde yapılan doppler ultrasonografide grup 1 'de 10, grup 2'de 8 ve grup 3'de 3 hastada derin ven trombozu (DVT) saptandı. Postoperatif dönemde grup Vde 6, grup 2 ve 3'de birer hastada yapılan akciğer perfüzyon sintigrafisinde PE ile uyumlu bulgular saptandı Gruplardaki hastaların yaralarında hematom sırasıyla 1, 8 ve 3 iken karın konan dreninden kanama 0, 2 ve 1 hastada gelişti. Grup 1'de 4 ve grup 2'de 2 olmak üzere toplam 6 (%2,2) hasta postoperatif dönemde tedavisi devam etmekteyken öldü. İstatistiksel olarak postoperatif PE ve yarada hematom grup 1 ile grup 2 arasında, postoperatif DVT ve PE gelişmesi grup 1 ile grup 3 arasında, risk faktörlerinde ise grup 2 ile grup 3 arasında fark vardı (p<0,05). Grup 2 ile grup 3 arasında postoperatif DVT, PE ve yarada hematom gelişmesi açısından sınırda bir fark saptandı. Ancak bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Ne tür profilaksi uygulanırsa uygulansın tromboembolik komplikasyonlar tamamen önlenememektedir. Çalışmamızda kombine profilaksinin daha etkili olduğu kanısına varıldı.

Anahtar Kelimeler: DERİN VEN TROMBOZU, TROMBOEMBOLİ, PROFLAKSİSİ

Fehmi Çelebi, Ahmet A Balık, M İlhan Yıldırgan, Mahmut Başoğlu, Hatip Adıgüzel, Durkaya Ören. THROMBOEMBOLIC PROPHYLAXIS AFTER MAJOR ABDOMINAL SURGERY. Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2001; 7(1): 44-48
Manuscript Language: Turkish