Yoğun bakım ünitesinde enteral beslenme esnasında regürjitasyon ve buna bağlı aspirasyon pnömonileri ile sıkça karşılaşılmaktadır. Perkutan endoskopik gastrostomi (PEG) uygulaması bu riski azaltarak hastanede kalış süresini kısaltması, ayrıca hastaya bakım kolaylığı getirmesinden dolayı sıkça tercih edilir bir çözüm olmuştur. Çalışmamızda 1997-98 yıllarında ünitemizde PEG yöntemi ile enteral beslenme uygulanmış 31 hastada, uygulamanın nasogastrik beslenmeye göre aspirasyon ve trakeal aspiratta üreme sıklığına etkisini araştırdık. Uzun süren koma veya diğer sebeplerle oral beslenemeyecek ve enteral beslenmesi gerekli olacak olgulara PEG uygulandı. Yaş ortalamaları 60.5(19.4 olan hastalarımızın aspirasyon değerlendirmeleri klinik izleme göre yapıldı. PEG öncesi aspirasyon ve buna bağlı beslenmenin kesilmesi hasta başına ortalama 1.57 ((1.43) defa olmuşken, PEG sonrası bu değerin 0.67 ((0.73) değerine gerilediği görüldü. Aynı şekilde PEG öncesi trakeal aspiratta üreme ortalama 3.14 ((1.95) defa olmuşken PEG, sonrası bu değer l.52 ((1.47)'ye gerilemiştir (p=0,0019).
Anahtar Kelimeler: PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ, ENTERAL BESLENME, YOĞUN BAKIMAspiration pneumonia due to gastroesephageal reflux is a frequent complication in ICU. The most commonly chosen method for long-term enteral access is gastrostomy and this method also reduces the risk of aspiration and shortens the hospital stay. We evaluated 31 patients in whom PEG was performed between 1997-98 in our unit. Indication of PEG was long-term ICU stay and coma which necessitate long term enteral nutrition. Mean age of our patients were 60.5 (19.4). We evaluated the aspiration by clinical inspection. Aspiration and interruption of feeding was observed 1.57 (1.43) times before PEG and 0.67 (0.73) times after PEG. Further more positive tracheal aspirate culture were seen 3.14 (1.95) times before PEG and 1.52 (1.47) times after PEG.
Keywords: PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY, ENTERAL NUTRITION, ICU