Amaç:
Spinal kanal içerisinde bir mermi çekirdeğinin intradural yer değiştirmesi son derece nadir görülen bir klinik durumdur ve zamanla ortaya çıkabilen ilerleyici nörolojik bozulma açısından önemli riskler taşır. Bu tür olgularda başlangıçta herhangi bir belirti olmayabilir; ancak yabancı cismin spinal kanal içinde daha sonraki dönemde migre olması tanısal ve tedaviye yönelik ciddi güçlükler oluşturabilir. Bu çalışmada, intradural mermi çekirdeğinin gecikmiş kaudal migrasyonu sonucunda gelişen nadir bir kauda ekuina sendromu olgusunu sunuyor ve tanısal değerlendirme, cerrahi tedavi ile klinik karar verme sürecine ilişkin ayrıntılı bir tartışma yapıyoruz.
Olgu:
Otuz iki yaşındaki erkek hasta 2022 yılında ateşli silah yaralanması geçirdi. İlk görüntülemede mermi çekirdeğinin spinal kanala penetre olarak L1-L2 seviyesinde intradural olarak yer aldığı saptandı; ancak hastada o dönemde herhangi bir nörolojik defisit bulunmadığından konservatif yaklaşım ve düzenli takip planlandı. Yaklaşık 2,5 yıl sonra hasta, ani başlangıçlı her iki alt ekstremitede güçsüzlük, yürüme bozukluğu ve yeni gelişen üriner inkontinans ile başvurdu. Yapılan bilgisayarlı tomografi tetkikinde intradural mermi çekirdeğinin kaudal yönde S2 seviyesine doğru migre olduğu ve kauda ekuina köklerinde belirgin kompresyona yol açtığı görüldü. Bu bulgular üzerine acil cerrahi müdahale yapıldı ve S1-S2 seviyesinde bilateral parsiyel laminektomi ile mermi çekirdeği mikroskobik teknikle çıkarıldı. Ameliyat sonrası dönemde motor fonksiyonlarda belirgin düzelme izlendi ve üriner semptomlar tamamen geriledi.
Sonuç:
Her ne kadar intradural mermi çekirdekleri başlangıçta asemptomatik seyredebilse de, geç dönemdeki migrasyon ciddi ve geri dönüşümsüz nörolojik bozulmaya yol açabilir. Bu olgu, başlangıçta nörolojik defisiti olmayan hastalarda dahi intradural lokalizasyon saptandığında, geç komplikasyonları önlemek amacıyla erken cerrahi çıkarımın güçlü biçimde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Erken müdahale, kauda ekuina sendromu gibi ileri derecede nörolojik bozulmaların yanı sıra, kontamine mermi traktına bağlı enfeksiyöz komplikasyonlar ve uzun dönem intradural kurşun maruziyetine bağlı toksisite risklerini azaltmada önemli rol oynayabilir.
Anahtar Kelimeler: İntradural kurşun migrasyonu, cauda equina sendromu, spinal ateşli silah yaralanması
Objective:
Intradural migration of a bullet within the spinal canal represents an exceptionally uncommon clinical scenario and carries the potential for progressive or delayed neurological decline. Although such fragments may initially remain silent, their subsequent movement within the spinal canal can create significant diagnostic and therapeutic challenges. In this report, we present an unusual and instructive case of cauda equina syndrome that developed secondary to the delayed caudal migration of an intradural bullet fragment. We further provide a detailed discussion of the diagnostic evaluation, surgical management, and clinical decision-making considerations associated with this condition.
Case:
A 32-year-old male patient sustained a gunshot injury in 2022. Initial imaging demonstrated that the bullet had penetrated the spinal canal and become lodged intradurally at the L1-L2 level, although the patient exhibited no neurological deficits at that time. He was therefore managed conservatively with routine follow-up. Approximately 2.5 years later, the patient presented with the sudden onset of bilateral lower extremity weakness, progressive gait impairment, and new-onset urinary incontinence. Computed tomography revealed that the intradural bullet fragment had migrated caudally to the S2 vertebral level, resulting in significant compression of the cauda equina nerve roots. Urgent surgical intervention was undertaken, consisting of partial bilateral laminectomy at the S1-S2 level and microsurgical extraction of the bullet. Postoperative neurological recovery was substantial, with marked improvement in motor function and complete resolution of urinary symptoms.
Conclusion:
Although intradural bullet fragments may initially appear clinically insignificant in patients who present without neurological deficits, delayed migration poses a serious risk for the development of cauda equina syndrome and other potentially irreversible complications. This case highlights the importance of maintaining a high index of suspicion and considering early prophylactic surgical extraction when intradural localization is identified, even in neurologically intact individuals. Early intervention may prevent severe late complications such as neurological deterioration, infectious sequelae arising from contaminated missile tracts, and possible lead toxicity related to chronic intradural exposure.
Keywords: Intradural bullet migration, cauda equina syndrome, spinal gunshot injury